top of page

Su Verimliliği Yönetmeliği ve Sektörel Uygulama Rehberi

24 Ağu
11 dakikada okunur

Hazırlayan: Ecoethics Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti.

Mevzuat Değerlendirme Tarihi: 21 Ağustos 2026


1. GİRİŞ: SU VERİMLİLİĞİNDEN KURUMSAL UYUMA

Türkiye'de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırması, nüfus ve ekonomik faaliyetlere bağlı su talebindeki artış ve kullanılabilir su kaynaklarının bölgesel olarak azalması, suyun yalnızca çevresel bir konu olmaktan çıkarak kurumsal risk ve uyum başlığı haline gelmesine neden olmaktadır.

Bu dönüşümün önemli düzenlemelerinden biri, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 27 Aralık 2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği'dir. Yönetmelik; su verimliliği sistemlerinin kurulması, uygulanması, izlenmesi ve belgelendirilmesi ile su verimliliği il planlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

Düzenleme ile suyun verimli kullanımı, yalnızca gönüllü çevresel bir uygulama olmaktan çıkarılarak belirli belediyeler, bina ve yerleşkeler, endüstriyel faaliyetler, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve belirli büyüklükteki sulama tesisleri açısından kurumsal bir sistem kurma ve uygulama yükümlülüğüne dönüştürülmüştür.

Yönetmelik kapsamında oluşturulan sistem; personel görevlendirilmesi, su kullanımının izlenmesi, hedeflerin belirlenmesi, su verimliliği planının hazırlanması, eğitim ve farkındalık faaliyetleri ile planın uygulanması, izlenmesi ve raporlanmasını kapsamaktadır.

Bu nedenle işletmeler açısından konu yalnızca "su tasarrufu" olarak değil; mevzuata uyum, operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi, iklim ve su riski yönetimi, sürdürülebilirlik performansı ve kurumsal raporlama perspektiflerinden birlikte ele alınmalıdır.


2. SU VERİMLİLİĞİ YÖNETMELİĞİNİN KAPSAMI

Su Verimliliği Yönetmeliği'nin temel amacı, kapsam dahilindeki faaliyetlerde su verimliliği sistemlerinin kurulmasını, uygulanmasını, izlenmesini ve belgelendirilmesini sağlamaktır.

Yönetmeliğin 4. maddesinde;

  • su kullanımının ölçülmesi ve izlenmesi,

  • su verimliliği sağlayan teknik ve teknolojilerin kullanılması,

  • geleneksel olmayan su kaynaklarından yararlanılması,

  • sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması,

  • su verimliliği sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi,

  • farkındalık ve bilinç oluşturulması

temel esaslar arasında sayılmıştır.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken kavramlardan biri "geleneksel olmayan su kaynakları"dır. Yönetmelik bu kapsamda atıksu, yağmur suyu, gri su, acı su ve deniz suyu gibi geleneksel tatlı su kaynakları olan yerüstü ve yeraltı sularının dışındaki kaynakları tanımlamaktadır.

Dolayısıyla kurumsal su yönetimi yalnızca şebekeden veya kuyudan çekilen suyun azaltılmasına indirgenmemeli; alternatif su kaynaklarının sisteme dahil edilmesi ve mevcut suyun mümkün olduğu ölçüde yeniden kullanılması da planlamanın parçası olarak ele alınmalıdır.


3. SU VERİMLİLİĞİ SİSTEMİ KURMAKLA YÜKÜMLÜ KURUM VE TESİSLER

Yönetmeliğin Ek-1'inde yer alan kuruluşlar, belirlenen süreler içerisinde Su Verimliliği Sistemi kurmakla yükümlüdür.

Başlıca yükümlü gruplar aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

3.1. Yerel Yönetimler

  • Büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri,

  • Büyükşehir dışındaki il belediyeleri,

  • Nüfusu 50.000'in üzerinde olan ilçe belediyeleri.

Bu kuruluşlar bakımından sistem kurulum süreleri farklılaştırılmıştır. Büyükşehir belediyeleri ve ilgili su-kanalizasyon idareleri için süre 18 ay, büyükşehir dışındaki il belediyeleri için 21 ay, nüfusu 50.000'in üzerindeki ilçe belediyeleri için ise 24 ay olarak belirlenmiştir.

3.2. Bina ve Yerleşkeler

Yönetmelik kapsamında başlıca;

  • kamu kurum ve kuruluşlarının belirli yerleşkeleri,

  • havalimanları,

  • alışveriş merkezleri,

  • parsel alanı 1.000 m²'den büyük iş merkezleri ve ticari plazalar,

  • 400 ve üzeri öğrencisi bulunan eğitim kurumları ve yurtlar,

  • 100 ve üzeri yatak kapasitesine sahip sağlık kuruluşları,

  • 100 ve üzeri oda kapasitesine sahip konaklamalı turizm işletmeleri,

  • illerde bulunan tren ve otobüs terminalleri

yer almaktadır.

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:

100 ve üzeri oda kapasitesi, sistem kurma yükümlülüğü açısından önem taşırken, Yeşil Su Verimliliği Belgesi için konaklamalı turizm işletmelerinde eşik 250 oda ve üzeridir. Yönetmelik, 250 oda ve üzeri konaklamalı turizm işletmelerini Yeşil Belge başvurusu yapmakla yükümlü kuruluşlar arasında ayrıca düzenlemektedir.

3.3. Endüstriyel Faaliyetler

Yönetmelik Ek-2 kapsamında yer alan NACE kodlarında faaliyet gösteren ve 50 ve üzeri çalışanı bulunan endüstriyel tesisler, Su Verimliliği Sistemi kurmakla yükümlüdür.

Bu noktada yalnızca NACE ana kodunun kontrol edilmesi yeterli değildir. Bakanlığın güncel uygulamasında yükümlülüğün belirlenmesinde, Yönetmelik Ek-2'deki düzenlemeler ile Bakanlık tarafından yayımlanan Endüstriyel Faaliyetler için Su Verimliliği Sistem Kurulumu Kılavuzu ve güncel NACE listelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. NACE kapsamına ilişkin liste 2025 yılında yapılan mevzuat değişiklikleri sonrasında yeniden düzenlenmiştir.

Bu nedenle işletmeler açısından "NACE 10, 11, 13..." şeklinde yalnızca bölüm bazında bir liste oluşturmak yerine, işletmenin fiili faaliyet kodunun güncel Bakanlık listesinde kontrol edilmesi hukuki açıdan daha güvenli yaklaşımdır.

3.4. Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Bölgeler ve Endüstri Bölgeleri

  • Organize Sanayi Bölgeleri,

  • Serbest Bölgeler,

  • Endüstri Bölgeleri

de Su Verimliliği Sistemi kurmakla yükümlü kuruluşlar arasında yer almaktadır.

3.5. Tarımsal Sulama Tesisleri

500 hektar ve üzeri alana sahip;

  • DSİ tarafından işletilen sulamalar,

  • sulama birlikleri,

  • sulama kooperatifleri,

  • belediye işletmeleri,

  • TİGEM işletmeleri,

  • İl Özel İdaresi sorumluluğundaki sulamalar,

  • tüzel kişiliğe sahip diğer sulama organizasyonları

tarımsal su verimliliği sistemi kapsamındadır.


4. UYGULAMA TAKVİMİ VE 2026 İTİBARIYLA MEVCUT DURUM

Su Verimliliği Yönetmeliği 27 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ek-1 kapsamında belirlenen süreler bu tarihten itibaren hesaplanmaktadır.

Yükümlü Grup

Sistem Kurulum Süresi

Son Tarih

Büyükşehir belediyeleri ve ilgili su-kanalizasyon idareleri

18 ay

27 Haziran 2026

Ek-2 kapsamındaki endüstriyel tesisler (50+ çalışan)

18 ay

27 Haziran 2026

OSB, Serbest Bölge ve Endüstri Bölgeleri

18 ay

27 Haziran 2026

Bina ve yerleşkeler kapsamındaki kuruluşlar

21 ay

27 Eylül 2026

500 ha ve üzeri sulama tesisleri

21 ay

27 Eylül 2026

Büyükşehir dışındaki il belediyeleri

21 ay

27 Eylül 2026

50.000 üzeri nüfuslu ilçe belediyeleri

24 ay

27 Aralık 2026

Bu takvim açısından 21 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla önemli bir eşik aşılmıştır. Endüstriyel tesisler, OSB'ler, serbest bölgeler ve endüstri bölgeleri bakımından 18 aylık sistem kurulum süresi 27 Haziran 2026 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla bu kuruluşlar için konu artık hazırlık aşamasında bir mevzuat konusu değil, doğrudan uyum ve uygulama konusu olarak ele alınmalıdır.

Buna karşılık bina ve yerleşkeler ile 500 hektar ve üzeri sulama tesisleri açısından 27 Eylül 2026; 50.000 üzeri nüfusa sahip ilçe belediyeleri açısından ise 27 Aralık 2026 tarihleri önemini korumaktadır.


5. SU VERİMLİLİĞİ SİSTEMİNİN TEMEL BİLEŞENLERİ

Yönetmeliğin 5. ve 6. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Su Verimliliği Sistemi yalnızca bir doküman hazırlanmasından ibaret değildir.

Sistemin temel unsurları şunlardır:

5.1. Sorumluluk ve Organizasyon

Faaliyetin özelliği ve büyüklüğüne uygun yeterli sayıda personelin görevlendirilmesi gerekir.

Bu kapsamda işletme içerisinde su verimliliği çalışmalarını koordine edecek bir sorumluluk yapısının oluşturulması; teknik, operasyonel ve raporlama görevlerinin tanımlanması önerilmektedir.

5.2. Mevcut Durum Analizi

Kuruluşun;

  • toplam su tüketimi,

  • su temin kaynakları,

  • kullanım noktaları,

  • proses bazlı su tüketimleri,

  • birim üretim başına su tüketimi,

  • atıksu oluşumu,

  • geri kazanılan ve yeniden kullanılan su miktarı,

  • yağmur suyu ve diğer alternatif kaynakların mevcut kullanımı

belirlenmelidir.

Bu aşama, yalnızca toplam su faturasının incelenmesinden ibaret olmamalı; mümkün olduğunca su dengesi ve kullanım noktası bazlı ölçüm yaklaşımıyla yürütülmelidir.

5.3. Su Verimliliği Hedefleri

Kuruluş, mevcut durum analizi üzerinden ölçülebilir su verimliliği hedefleri belirlemelidir.

Örneğin;

  • m³/yıl toplam su tüketimi,

  • m³/ürün birimi,

  • m³/çalışan,

  • m³/m²,

  • proses bazlı su tüketimi,

  • geri kazanılan su oranı,

  • geleneksel olmayan kaynaklardan sağlanan su oranı

gibi göstergeler kullanılabilir.

5.4. Beş Yıllık Su Verimliliği Planı

Yönetmelik uyarınca su verimliliği planı beş yıllık uygulama takvimini içermeli ve Su Verimliliği Bilgi Sistemi üzerinden Bakanlığın onayına sunulmalıdır.

Planın;

  • mevcut ve planlanan su kullanım durumunu,

  • mevcut su verimliliği uygulamalarını,

  • hedefleri ve hedeflere ulaşmak için alınacak tedbirleri,

  • insan kaynağı, finansman ve teknoloji ihtiyaçlarını,

  • eğitim ihtiyacını

içermesi gerekmektedir. Planın uygulanma sonuçları yıllık olarak izlenerek bilgi sistemine girilir. Hedeflere ulaşılmasında risk görülmesi halinde plan güncellenerek yeniden Bakanlığın onayına sunulur.


6. EĞİTİM VE FARKINDALIK

Su verimliliği sistemi kapsamında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları Yönetmeliğin açıkça düzenlediği unsurlardan biridir.

Bununla birlikte, mevcut mevzuat metninde "tüm çalışanlara yılda en az bir kez eğitim verilmesi" şeklinde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 12. maddesine göre yükümlü kuruluşların gerçekleştireceği su verimliliği eğitimlerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenmektedir.

Bu nedenle kurumsal uygulamada eğitimlerin;

  • ilgili çalışan gruplarını,

  • teknik ve operasyonel personeli,

  • bakım ekiplerini,

  • tesis yönetimini,

  • satın alma ve proje ekiplerini,

  • gerektiğinde üst yönetimi

kapsayacak şekilde yıllık eğitim ve farkındalık programına dönüştürülmesi iyi uygulama olarak değerlendirilmelidir.


7. SU VERİMLİLİĞİ BELGELENDİRME SİSTEMİ

Yönetmelik kapsamında Su Verimliliği Belgesi üç seviyede düzenlenmektedir:

  1. Mavi Su Verimliliği Belgesi

  2. Yeşil Su Verimliliği Belgesi

  3. Turkuaz Su Verimliliği Belgesi

Ancak bu seviyeler bütün kuruluşlar için aynı şekilde zorunlu değildir.

7.1. Mavi Su Verimliliği Belgesi

Mavi Belge, Ek-1 kapsamında yer alan yükümlülerin Su Verimliliği Sistemini kurmaları sonrasında elde edebilecekleri başlangıç seviyesidir.

Dolayısıyla Mavi Belge, sistem kurma yükümlülüğünün belgelendirilmiş sonucudur.

7.2. Yeşil Su Verimliliği Belgesi

Yeşil Belge, belirli yükümlü grupları açısından belirli süre içerisinde başvurulması gereken ileri bir uyum seviyesidir.

Yönetmelik uyarınca;

  • büyükşehir ve il belediyeleri,

  • nüfusu 50.000'in üzerindeki ilçe belediyeleri,

  • 500 ha üzerindeki sulama tesisleri,

  • 250 oda ve üzeri konaklamalı turizm işletmeleri,

  • havalimanları,

  • üniversite kampüsleri,

  • OSB'ler,

  • serbest bölgeler,

  • endüstri bölgeleri,

  • Ek-2 kapsamında yer alan NACE bazlı endüstriyel faaliyetler

için Yeşil Belge başvurusu yükümlülüğü bulunmaktadır. Genel süre, ilgili kuruluş için Mavi Belge/sistem kurulumu sonrasında en fazla beş yıl olarak belirlenmiştir.

Ek-2 kapsamındaki endüstriyel tesisler ile OSB, serbest bölge ve endüstri bölgeleri açısından ayrıca önemli bir esneklik bulunmaktadır. Bu kuruluşlar Yeşil Belge kriterlerini sağlayabilmek için gerekli planlamayı içeren iş termin planını Bakanlığa sunabilir ve Bakanlığın uygun görüşüyle Yeşil Belge başvuru süresi en fazla yedi yıla uzatılabilir.


8. YEŞİL BELGE İÇİN ENDÜSTRİYEL TESİSLERDE TEMEL KRİTERLER

Ek-4'te NACE kodu bazında faaliyet gösteren endüstriyel tesisler için belirlenen Yeşil Belge kriterleri özellikle önemlidir.

Başlıca kriterler:

  1. Toplam su kullanımının en az %10'unun geleneksel olmayan su kaynaklarından sağlanması,

  2. İlgili NACE koduna uygun Bakanlık su verimliliği rehberlerinde yer alan tekniklerin uygulanması,

  3. TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesine sahip olunması.

Ancak üçüncü kriter açısından önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır:

TS ISO 46001 belgesi ilk Yeşil Belge başvurusunda aranmaz; Yeşil Belge'nin yenilenmesi aşamasında zorunlu hale gelir.

Bu nedenle TS ISO 46001, ilk Yeşil Belge başvurusu için doğrudan bir ön koşul değil; kuruluşun beş yıllık süreç içerisinde sistemini kurumsallaştırmasını ve sonraki yenileme aşamasında gerekli standarda ulaşmasını sağlayan stratejik bir araç olarak değerlendirilmelidir.


9. OSB, SERBEST BÖLGE VE ENDÜSTRİ BÖLGELERİ İÇİN YEŞİL BELGE

OSB'ler, serbest bölgeler ve endüstri bölgeleri için Yeşil Belge kriterleri endüstriyel tesislerden farklılaştırılmıştır.

Başlıca kriterler arasında;

  • toplam su kullanımının en az %5'inin geleneksel olmayan su kaynaklarından sağlanması,

  • yağmur suyu hasadı,

  • gri suyun yeniden kullanılması,

  • kurakçıl peyzaj uygulamalarının ilgili rehber doğrultusunda gerçekleştirilmesi,

  • su verimliliği eğitimleri ve tanıtım çalışmaları,

  • bölge içerisindeki tesislerde ilgili NACE kodlarına uygun su verimliliği rehberlerinin uygulanması,

  • TS ISO 46001 belgesine sahip olunması

bulunmaktadır.

TS ISO 46001 kriteri burada da ilk Yeşil Belge başvurusunda aranmaz; yenileme aşamasında zorunlu hale gelir.


10. TURKUAZ SU VERİMLİLİĞİ BELGESİ

Turkuaz Belge, Yönetmelik kapsamında gönüllülük esasına dayalı en ileri su verimliliği belgelendirme seviyesidir.

NACE kodu bazında faaliyet gösteren endüstriyel tesisler için Turkuaz Belge kriterleri;

  • atıksuyun en az %20'sinin geri kazanılarak yeniden kullanılması,

  • ilgili NACE koduna uygun su verimliliği rehberlerindeki tekniklerin uygulanması,

  • TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesine sahip olunması,

  • TS EN ISO 14046 Çevre Yönetimi – Su Ayak İzi – Prensipler, gerekler ve kılavuz standardı kapsamında belgeye sahip olunması

şeklinde düzenlenmiştir.

OSB, serbest bölge ve endüstri bölgelerinde ise Turkuaz Belge için atıksuyun en az %25'inin geri kazanılarak yeniden kullanılması, yağmur suyu hasadı, gri suyun yeniden kullanılması ve belirli peyzaj kriterleri gibi ilave performans şartları bulunmaktadır.

Bu nedenle Turkuaz Belge, yalnızca bir "su tasarrufu belgesi" değil; ölçüm, geri kazanım, alternatif kaynak kullanımı, yönetim sistemi ve su ayak izi yönetimini birlikte ele alan ileri seviye bir kurumsal performans göstergesi olarak değerlendirilebilir.


11. TS ISO 46001 VE TS EN ISO 14046 ARASINDAKİ FARK

Su yönetiminde iki farklı standardın birbirinden ayrılması önemlidir.

Kriter

TS ISO 46001

TS EN ISO 14046

Temel amaç

Su verimliliği yönetim sisteminin kurulması

Su ayak izinin değerlendirilmesi

Yaklaşım

Yönetim sistemi ve operasyonel performans

Yaşam döngüsü ve çevresel etki değerlendirmesi

Ana odak

Ölçme, hedef belirleme, azaltma, izleme ve sürekli iyileştirme

Su kullanımının ve buna bağlı çevresel etkilerin değerlendirilmesi

Kurumsal kullanım

Su yönetimi, operasyon, hedef ve aksiyon planları

ESG, çevresel performans ve su ayak izi çalışmaları

Yönetmelikteki rolü

Yeşil Belge yenilemesinde; Turkuaz Belge'de ilgili kriter kapsamında

NACE bazlı Turkuaz Belge kriterlerinden biri

Çıktı

Sistematik su verimliliği yönetimi

Su ayak izi değerlendirmesi

Burada kritik nokta, iki standardın birbirinin alternatifi olmadığıdır.

TS ISO 46001 kuruluşun su verimliliğini bir yönetim sistemi mantığıyla ele almasını sağlarken, TS EN ISO 14046 su ayak izinin çevresel etkiler perspektifinden değerlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunmaktadır.

Yönetmelik açısından ise bu iki standart özellikle Turkuaz Belge seviyesinde birbirini tamamlayan araçlar haline gelmektedir.


12. 3R YAKLAŞIMI: AZALT – YENİDEN KULLAN – DEĞİŞTİR

Kuruluşların Su Verimliliği Planlarını yalnızca idari bir uyum dokümanı olarak değil, gerçek operasyonel tasarruf sağlayacak bir dönüşüm planı olarak ele almaları önerilmektedir.

Bu kapsamda üç temel strateji öne çıkmaktadır:

AZALT – Reduce

Suyun kaynağında daha az tüketilmesi hedeflenmelidir.

Örneğin:

  • düşük debili armatürler,

  • perlatörler,

  • düşük hacimli veya çift kademeli rezervuarlar,

  • proses optimizasyonu,

  • kaçakların tespiti ve giderilmesi,

  • otomatik kontrol sistemleri,

  • su tüketim noktalarının ölçülmesi

uygulanabilir.

Burada teknik olmayan ve genellenebilir önerilerden kaçınılmalı; örneğin rezervuara su şişesi yerleştirmek gibi uygulamalar yerine üretici teknik şartlarına uygun, su verimliliği sertifikalı ekipmanların kullanılması tercih edilmelidir.

YENİDEN KULLAN – Reuse

Kullanılmış suyun uygun kalite kriterleri sağlanarak yeniden değerlendirilmesi hedeflenmelidir.

Örneğin:

  • gri su,

  • yağmur suyu,

  • uygun şekilde arıtılmış atıksu,

  • proseslerden geri kazanılan su,

  • ters ozmoz sistemlerinde oluşan konsantre/reject akımlarının uygun proseslerde yeniden değerlendirilmesi

incelenebilir.

Her yeniden kullanım uygulamasında suyun kalite özellikleri, proses gereklilikleri, insan sağlığı ve ilgili çevre mevzuatı ayrıca değerlendirilmelidir.

DEĞİŞTİR – Replace

Yüksek su tüketimine neden olan ekipman, proses veya uygulamalar daha verimli alternatiflerle değiştirilmelidir.

Bu kapsamda;

  • düşük debili ekipmanlar,

  • yüksek verimli proses teknolojileri,

  • kapalı devre sistemler,

  • otomatik sulama sistemleri,

  • sensörlü armatürler,

  • kurakçıl peyzaj,

  • yağmur suyu ve gri su sistemleri

değerlendirilebilir.


13. SU AYAK İZİ: MAVİ, YEŞİL VE GRİ SU

Su ayak izi yaklaşımı, yalnızca tesisin doğrudan şebekeden çektiği suyu değil, faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki daha geniş etkisini değerlendirmeye olanak sağlayan bir yaklaşımdır.

Kavramsal olarak:

  • Mavi su ayak izi: Yüzey ve yeraltı tatlı su kaynaklarının tüketimine ilişkin gösterge,

  • Yeşil su ayak izi: Özellikle tarımsal üretimde kullanılan yağmur suyuna ilişkin gösterge,

  • Gri su ayak izi: Belirli bir kirlilik yükünün kabul edilebilir kalite seviyesine indirilebilmesi için teorik olarak gerekli tatlı su miktarını ifade eden gösterge

olarak ele alınmaktadır.

Ancak bu kavramların Mavi, Yeşil ve Turkuaz Su Verimliliği Belgeleri ile karıştırılmaması gerekir.

"Mavi su", "yeşil su" ve "gri su" su ayak izi terminolojisinin unsurlarıdır; Mavi, Yeşil ve Turkuaz ise Bakanlığın Su Verimliliği Belgelendirme sistemindeki belge seviyeleridir.

Bu ayrım kurumsal raporlama ve sürdürülebilirlik iletişimi açısından özellikle önemlidir.


14. BELGELERİN GEÇERLİLİĞİ, YENİLENMESİ VE İZLENMESİ

Su Verimliliği Belgelerinin geçerlilik süresi beş yıldır.

Belge alma yükümlülüğü bulunan kuruluşların, belge süresi dolmadan en az üç ay önce yenileme başvurusu yapmaları gerekir.

Bakanlık, gerekli gördüğünde yerinde inceleme gerçekleştirebilir ve belge kriterlerinin uygulanıp uygulanmadığını kontrol edebilir.

Su Verimliliği Bilgi Sistemi üzerinden yapılması gereken beyanların yerine getirilmemesi veya sistemin uygulanmadığının tespit edilmesi halinde kuruluşlara 90 günlük iyileştirme süresi verilebilir. Gerekli iyileştirmelerin yapılmaması halinde belge iptal edilebilir.

Belge kriterlerinde meydana gelen değişikliklerin ise değişikliği takip eden 60 gün içerisinde Bakanlığa bildirilmesi gerekmektedir. Belgesi iptal edilen yükümlü kuruluşların da iptal tarihinden itibaren 90 gün içerisinde yeniden başvuru yapması gerekir.

Bu hükümler, su verimliliği belgesinin tek seferlik bir sertifikasyon işlemi değil, sürekli izleme ve performans yönetimi gerektiren bir sistem olduğunu göstermektedir.


15. KURULUŞLAR İÇİN ÖNERİLEN UYGULAMA MODELİ

Mevzuata uyumun etkin biçimde sağlanabilmesi için kuruluşların aşağıdaki aşamalı modeli uygulaması önerilmektedir:

Aşama 1 – Mevzuat ve Kapsam Analizi

  • Kuruluşun faaliyet kodlarının belirlenmesi,

  • güncel NACE listesinin kontrol edilmesi,

  • Ek-1 ve Ek-2 kapsamının değerlendirilmesi,

  • kuruluşun sistem kurma ve belge alma yükümlülüklerinin belirlenmesi,

  • ilgili son tarihlerin tespit edilmesi.

Aşama 2 – Su Kullanım Envanteri

  • Tüm su kaynaklarının belirlenmesi,

  • sayaç ve ölçüm noktalarının haritalanması,

  • proses bazlı su tüketiminin belirlenmesi,

  • atıksu oluşumunun belirlenmesi,

  • su dengesi oluşturulması.

Aşama 3 – Su Verimliliği Performans Analizi

  • Su yoğunluğu göstergelerinin hesaplanması,

  • yüksek tüketimli süreçlerin belirlenmesi,

  • kayıp ve kaçakların tespiti,

  • geri kazanım potansiyelinin belirlenmesi,

  • alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi.

Aşama 4 – Su Verimliliği Planı

Beş yıllık plan kapsamında;

  • yıllık hedefler,

  • yatırım ihtiyaçları,

  • teknik uygulamalar,

  • sorumlular,

  • bütçe,

  • performans göstergeleri,

  • eğitim programı,

  • izleme ve raporlama yöntemi

tanımlanmalıdır.

Aşama 5 – Mavi Belge ve Sistem Uygulaması

Kurulan sistemin Yönetmelik Ek-3 kriterleri doğrultusunda yapılandırılması ve Su Verimliliği Bilgi Sistemi üzerinden başvurunun gerçekleştirilmesi gerekir.

Aşama 6 – Yeşil Belge Yol Haritası

Yeşil Belge yükümlülüğü bulunan kuruluşlar açısından;

  • alternatif su kaynaklarının kullanım oranının artırılması,

  • ilgili NACE rehberindeki tekniklerin uygulanması,

  • yağmur suyu/gri su sistemlerinin değerlendirilmesi,

  • su geri kazanım projelerinin geliştirilmesi,

  • TS ISO 46001 için gerekli altyapının kurulması

planlanmalıdır.

Aşama 7 – Turkuaz Seviye İçin İleri Dönüşüm

Gönüllü olarak Turkuaz Belge hedefleyen kuruluşlarda;

  • ileri atıksu geri kazanımı,

  • suyun yeniden kullanımı,

  • TS ISO 46001,

  • TS EN ISO 14046,

  • su ayak izi hesaplamaları,

  • iklim ve su risklerinin entegrasyonu

birlikte ele alınmalıdır.


16. SU VERİMLİLİĞİ VE ESG YÖNETİMİ ARASINDAKİ BAĞ

Su verimliliği artık yalnızca çevre yönetimi departmanının sorumluluğunda değerlendirilebilecek bir konu değildir.

Özellikle su stresi yüksek havzalarda faaliyet gösteren şirketler açısından su;

  • operasyonel süreklilik,

  • üretim kapasitesi,

  • maliyet,

  • tedarik zinciri,

  • yatırım kararları,

  • iklim riski,

  • paydaş ilişkileri

üzerinde doğrudan etkili olabilir.

Bu nedenle Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında oluşturulan verilerin, kuruluşun daha geniş ESG ve sürdürülebilirlik yönetim sistemiyle entegre edilmesi önemli bir fırsat sunmaktadır.

Su tüketimi, su yoğunluğu, geri kazanılan su miktarı, alternatif su kaynaklarının payı ve su stresi gibi göstergeler; sürdürülebilirlik raporlaması, iklim riskleri ve çevresel performans değerlendirmeleri ile ilişkilendirilebilir.

Bu yaklaşım, yasal uyum için yapılan bir çalışmanın aynı zamanda kuruluşun operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik performansının iyileştirilmesine hizmet etmesini sağlayacaktır.


17. SONUÇ VE EKOROTA DEĞERLENDİRMESİ

Su Verimliliği Yönetmeliği, Türkiye'de su kaynaklarının korunması bakımından önemli bir mevzuat dönüşümünü temsil etmektedir. Yönetmelik ile belirli büyüklükteki ve belirli faaliyet alanlarındaki kuruluşlar açısından suyun ölçülmesi, izlenmesi, verimli kullanılması, alternatif kaynakların değerlendirilmesi ve performansın sistematik biçimde geliştirilmesi kurumsal bir sorumluluk haline gelmiştir.

21 Ağustos 2026 itibarıyla özellikle endüstriyel tesisler, OSB'ler, serbest bölgeler ve endüstri bölgeleri açısından 27 Haziran 2026 tarihli sistem kurulum süresinin geçmiş olması, bu kuruluşlarda mevzuat uyum çalışmalarının acil olarak tamamlanmasını gerektirmektedir.

Bununla birlikte uyum yalnızca Mavi Belge almakla sınırlı görülmemelidir. Yönetmeliğin oluşturduğu yapı, kuruluşlar açısından beş yıllık bir dönüşüm perspektifi sunmaktadır. Bu süreçte işletmelerin su kullanımını ölçmesi, su yoğunluğunu azaltması, alternatif su kaynaklarını devreye alması, atıksuyu geri kazanması ve su yönetimini kurumsal bir sisteme dönüştürmesi beklenmektedir.

Özellikle TS ISO 46001, kuruluşların su verimliliğini sistematik ve sürekli iyileştirme yaklaşımıyla yönetmeleri açısından; TS EN ISO 14046 ise ileri düzey su ayak izi performansının değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Bu çerçevede su verimliliği;

"su tüketimini azaltma" yaklaşımından,

"ölç – analiz et – azalt – yeniden kullan – alternatif kaynak geliştir – izle – iyileştir"

yaklaşımına dönüştürülmelidir.


ECO Ethics açısından önerilen yaklaşım, kuruluşların yalnızca mevzuatın asgari gerekliliklerini yerine getirmeleri değil; Su Verimliliği Yönetmeliği, TS ISO 46001, TS EN ISO 14046 ve kurumsal ESG/sürdürülebilirlik yönetimini bütünleşik bir yapı içerisinde ele almalarıdır.

Böylece Su Verimliliği Sistemi yalnızca bir mevzuat uyum dokümanı olmaktan çıkarılarak; maliyet azaltımı, operasyonel dayanıklılık, iklim ve su risklerinin yönetimi, sürdürülebilirlik performansı ve kurumsal değer yaratma aracı haline getirilebilir.


Mevzuat Kaynağı:Tarım ve Orman Bakanlığı, Su Verimliliği Yönetmeliği, 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete. Yönetmelik; Ek-1 yükümlülükleri, Ek-2 NACE kapsamı, Ek-3 Mavi, Ek-4 Yeşil ve Ek-5 Turkuaz Su Verimliliği Belgesi kriterleriyle birlikte değerlendirilmelidir.


Yorumlar


bottom of page